Direnen Renault işçilerinin haklı mücadelesinin yanındayız
Hükümet'in, "Vaatlerimizin % 82'sini gerçekleştirdik" açıklamasının mürekkebi kurumadan, sorunlarının çözülmediğini göstermek isteyen işçiler, emekçiler seslerini yükseltmeye başladı. Buna karşı Hükümet neyi yanlış yapıyorum demek yerine devlet şiddetiyle, zulümle sorunların sahiplerini bastırmayı, ezmeyi kendine yol edindiğini bir kez daha gösteriyor.
Son günlerde asgari ücrete yapılan zammın eski işçilerin maaşlarına yansıtılmaması nedeniyle 'ek zam ve işçilerin kendi temsilcilerini seçme hakkının tanınması' talepleri ile mücadele eden Renault işçilerine yapılan saldırılar da Hükümet'in baskıcı zihniyetinden bağımsız ele alınamaz.
Renault işçilerine yönelik saldırılar, Hükümet, MESS ve Türk Metal üçlüsünün işbirliği ile sürüyor. Geçtiğimiz günlerde Çalışma Bakanı ile Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı'nın Renault yetkilileri ile toplantı yaptığı biliniyor. Diğer yandan Çalışma Bakanlığı müfettişleri günlerce fabrikada sözde inceleme yaparak, fabrika yönetimini baskı altına alıyor.
Sendikaları öncülüğünde gerçekleşen eylemlere katılan çok sayıda işçi telefon mesajı ile işten atılıyor. İşten atılan arkadaşlarının işe iadesi için direnişe geçen işçiler de polis terörüne maruz kalıyor, işçiler ve aileleri tel örgülerle çevrilerek abluka altına alınıyor, üzerlerine gaz atılıyor, darp ediliyorlar ve çok sayıda Renault işçisi gözaltına alınıyor. Bunlarla da yetinilmiyor, direnişçi işçiler ve bir sendikacı gece evleri basılarak gözaltına alınıyor. Bu göz altıları kınıyoruz.
İşten atmalara karşı çıkan Renault işçilerinin iş bırakma eylemi ve protestosu demokratik hakların kullanılmasıdır. Polisin işçilere saldırması, gözaltı yapması, demokratik haklarını kullanmalarını engellemesi, Anayasa'ya, yasalara, ILO ve diğer uluslararası sözleşmelere aykırıdır.
Fütursuzca işten atmalar çalışma yaşamında artan güvencesizliği gösterdiği gibi, işten atmaların yaygınlaşacağına dair emarelerdir. Renault fabrikasında yapılan işten atma uygulaması yasalara aykırıdır. Atılan işçiler derhal geri alınmalı, Renault işçisinin haklı talepleri karşılanmalıdır.
Renault işçisi sadece ek zam talebi ve sendikal özgürlükler için mücadele etmiyor; aynı zamanda Hükümet'in güvencesizleştirme politikalarına; yasalaştırmakta olduğu kiralık işçi bürolarına ve kıdem tazminatı hakkının gaspına da karşı duruyor. Yapılan saldırılar sadece Renault işçilerine değil bütün işçilere, emekçilere, demokrasi güçlerine ve kazanılmış haklarımızadır. Bizler Renault işçisine yapılan saldırılar karşısında 'ekmek davası' için direnen işçilerin haklı mücadelesinin yanında yer alıyoruz.
Emeğin haklarına yapılan bu saldırılar sendikalar, demokratik kitle örgütleri ve emek güçleri başta olmak üzere bütün toplumsal muhalefet dinamiklerinin ortak mücadelesiyle; işçilerin birliğinin ve halkların kardeşliğinin güçlendirilmesi ile püskürtülebilir. Bunun için halklarımızı Renault işçileri ile dayanışmayı büyütmeye ve direnişe güç vermeye çağırıyoruz.
Serpil Kemalbay
HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı
3 Mart 2016
.png)
By
03:04
0 yorum